Bu Blogda Ara

MİNERALLİ SULARIN FAYDALARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MİNERALLİ SULARIN FAYDALARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2010 Pazartesi

SUYUN 46 FAYDASI ( SU İÇMEK İÇİN 46 NEDEN)


SUYUN 46 FAYDASI
1- Hiçbir şey susuz yaşayamaz.
2- Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.
3- Su temel enerji kaynağıdır, vücudun "nakit akımıdır."
4- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.
5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır
. 6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.
7- Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmalarının) merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.
8- Bütün besinlerin, vitmin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar.
9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.
10- Su, besinlerdeki gerekli ögelerin emilimini artırır.
11- Bütün ögelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.
12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.
13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.
14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.
15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt
ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.
16- Omurgadaki diskleri "şok emici su yastıkları" na dönüştürür.
17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.
18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.
20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.
21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.
22- Serotonin ve diğer nörotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.
23- Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.
24- Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.
25- Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür
.
26- Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.
27- Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
28- Uykuyu düzenler.
29- Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.
30- Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.
31- Gözlere canlılık ve parlaklık verir.
32- Glokomdan korunmamıza yardım eder.
33- Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
34- Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.
35- Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.
36- Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş başmasını hafifletir.
37- Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.
38- İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu
yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.
39- Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.
40- Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.
41- Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.
42- Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.
43- Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.
44- Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Kara verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.
45- Yaşılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, multipl skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.
46- Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.

28 Eylül 2010 Salı

SAKA Doğal Mineralli Su FORMÜLÜ SIR DEĞİL

Mineralli Suyun Önemi

Hepimiz suyun yaşamın temeli olduğunu biliyoruz. Ancak çoğumuz suyun, vücudumuzun hemen her organında ve vücudumuzun işleyişinde oynadığı temel rolün farkında değiliz. Su, aslında hayatı sürdürmekten fazlasını sağlamaktadır.

Su yaşam demektir. İnsan besinsiz kaldığında sadece su içerek 50 gün kadar yaşamını sürdürebilir ama su içmeden ancak birkaç gün canlı kalabilir.

İnsan vücudu normalde günde 2.5 litre kadar suyu değişik yollardan (en fazla idrarla, ayrıca az miktarlarda terleme, solunum yolu ve dışkı ile) dışarıya atar. Normal yaşamsal vücut fonksiyonlarının sürmesi için vücuttaki su rezervlerine ihtiyaç duyulmadan, bu miktarın yerine konması gerekir. Yetersiz su içme ve minerallerden fakir beslenme; kalp-dolaşım, sindirim ve boşaltım sistemlerinde rahatsızlıklara, metabolizma ve hormonsal işlevlerde sorunlara zemin hazırlar. Bu durum, daha çok orta ve ileri yaşlı bireylerde tespit edilmiştir, o nedenle de yeterli miktarda su içilmesi ve gerekli düzeylerde mineral alınması bu kişilerde özellikle desteklenmelidir.


Doğal mineralli sular, içildiklerinde sadece günlük su gereksinimini ve kaybedilen suyun yerine konulmasını sağlamazlar, aynı zamanda doğal olarak içerdikleri minerallin bağırsaklardan kolaylıkla emilmesi ile günlük mineral gereksiniminin karşılanmasına da katkıda bulunurlar.

27 Eylül 2010 Pazartesi

DOĞAL MİNERALLİ SUYUN ETKİLERİ VE ÖNEMİ Prof.Dr. ZEKİ KARAGÜLLE



Mineralli su içerken düşünün .

Maden suyu ve sodası olarak da adlandırılan mineralli suların diyabet, kalp krizi, inme, tansiyon gibi hastalıklara kaynaklık ettiği belirtilen metabolik sendromun önlenmesinde etkili olduğu bildirildi. 
 Bazı minerallerin metabolik sendrom oluşumunu önlediği üzerine kanıtlar bulunduğunu aktaran Prof.Dr. Zeki Karagülle, "Tam bu noktada doğal mineralli suların birçok minerali belirli düzeylerde içeriyor olması avantajı devreye giriyor. Mineralli sulardaki özellikle kalsiyum, magnezyum sodyum ve klor gibi makro mineraller mineralli suyun içilmesiyle yüksek oranlarda vücuda alınabiliyor. Deneysel bir çalışmada, zengin mineralli bir doğal maden suyunun içilmesinin, içeriğindeki mineraller nedeniyle, vücutta metabolik sendromun oluşmasını önlediği yönünde bulgular ortaya kondu" dedi.
Uluslararası Hidroklimatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle Haziran ayında Paris'te gerçekleştirilen Derneğin 37. Kongresinde sunulan bilimsel bir çalışmanın sonuçlarını değerlendirdi. Prof. Karagülle "Kongrede mineralli suların inme, kalp enfarktüsü ve diyabet gibi hastalıklar için büyük risk oluşturan metabolik sendromun önüne geçilmesinde önemli bir etki yaptığını gösteren önemli bulgular gündeme geldi" dedi.

Yanlış beslenme ve metabolik sendrom ilişkisi
Karagülle metabolik sendromu şu sözleriyle açıkladı:
"Metabolik sendrom, bir dizi metabolizma sorunuyla birlikte ortaya çıkan insülin direncinde artma, tip 2 diyabet, hipertansiyon, dislipidemi ve karın içi organlarda yağlanma gibi hastalıklarla ortaya çıkıyor. Bu sağlıksız tablo tüm dünya ülkelerinde bir salgın hızında yayılarak insan sağlığını tehdit ediyor. Bu hastalığın birçok sebebi olmakla birlikte en önemli sebebini, yanlış beslenme oluşturuyor".
Metabolik sendrom olarak nitelenen bu hastalığın nedenlerinin tam olarak açıklanabilmiş olmasa da bir dizi genetik, metabolik ve çevresel faktörün kompleks etkileri sonucunda ortaya çıktığının düşünüldüğünü belirten Prof. Karagülle "Bu sağlıksız tablo ne yazık ki tüm dünya ülkelerinde bir salgın hızında artan sayıda kişiyi etkilemekte ve insan sağlığını tehdit etmektedir" dedi.
Bazı minerallerin metabolik sendrom oluşumunu önlediği üzerine kanıtlar bulunduğunu aktaran Karagülle, bu konuda şu bilgileri verdi:
"Tam bu noktada doğal mineralli suların birçok minerali belirli düzeylerde içeriyor olması avantajı devreye giriyor. Mineralli sulardaki özellikle kalsiyum, magnezyum sodyum ve klor gibi makro mineraller mineralli suyun içilmesiyle yüksek oranlarda vücuda alınabiliyor. Kongrede sunulan bu deneysel çalışmada, zengin mineralli bir doğal maden suyunun içilmesinin, içeriğindeki mineraller nedeniyle, vücutta metabolik sendromun oluşmasını önlediği yönünde bulgular ortaya kondu."


Deney hayvanları üzerinde olumlu etki
Prof. Dr. Karagülle'nin verdiği bilgiye göre, Portekizli araştırmacılar, yüksek mineralli ve sodyumdan zengin bir doğal mineralli suyun früktozla beslenen deney hayvanları üzerindeki olası yararlı etkilerini araştırdılar. Yedişer fareden oluşan 3 deney hayvan grubu oluşturuldu. 1. gruptakiler (kontrol grubu) düz su (şebeke suyu), 2. gruptakiler (früktoz grubu) yüzde 10 früktozlu düz su, ve 3. gruptakiler (deney grubu) yüzde 10 früktozlu mineralli su içtiler ve 8 hafta süreyle izlendiler. Bu süreçte her hafta vücut ağırlıkları, besin ve sıvı alımları ve ayrıca her hafta kan basınçları ve nabız sayıları ölçüldü. Çalışmanın sonunda kan şekeri, insülin, kan yağları ve CRP (C-Reaktif Protein) düzeyleri alınan kan örneklerinde ölçüldü.8 hafta sonunda yüzde 10 früktozlu düz su ve mineralli su içirilen gruptaki farelerin kilolarında sadece düz su içirilen gruba göre anlamlı bir artış bulundu. Bu bulgu beklendiği gibi früktozlu beslenmenin kilo almaya neden olması şeklinde yorumlandı. Ancak, früktozlu mineralli su grubunda diğer gruplara göre daha fazla su içilmesi gözlendi. Yine bu grupta diğerlerine oranla alınan besin miktarında ise bir azalma eğilimi görüldü. Yüzde 10 früktoz ilaveli mineralli su içen deney hayvanları deney süresince daha fazla sıvı içmeye, daha az besin almaya eğilim gösterdiler. Bu bulgular da mineralli su içmenin sağlıklı beslenme alışkanlığını desteklediği şeklinde değerlendirildi.

Tansiyon üzerinde de etkili
Früktozlu düz su ve mineralli su içen metabolik sendroma eğilimli gruplarda, sadece düz su içeren gruba göre sistolik ve diastolik kan basıncında (tansiyon) anlamlı yükselme bulunduğu bilgisini aktaran Prof. Karagülle, aynı şekilde bu gruplarda nabız sayısının da yükseldiği söyledi. Prof.Karagülle, sonuç olarak, araştırıcıların ödül aldıkları çalışmalarında yüksek mineralli ve sodyumlu (tuzlu) doğal mineralli su tüketiminin günümüzün sık görülen bir yanlış beslenme alışkanlığının (örneğin burada olduğu gibi früktozdan zengin beslenmenin) bir sonucu olarak gelişen metabolik sendromun ortaya çıkmasını önlediğini deneysel olarak gösterdiklerini vurgulayarak "Şimdi zengin mineralli su içilmesinin metabolik sendromu önleyici benzer etkilerinin ve sağlıklı beslenmeyi destekleyici ve sağlığa yararlı etkilerinin insanlarda araştırılması gündemdedir" dedi.