Bu Blogda Ara

9 Ekim 2010 Cumartesi

İDEAL pH SEVİYESİ İLE ŞÜpHENİZ OLMASIN . 8,22 İDEAL pH ORANI



SAKA Doğal Mineralli Su  8,22  Alkali ideal pH seviyesi ve dengeli mineral yapısı ile Şü"pH"eniz olmasın .
SAKA Doğal Mineralli Su Formülümüz gizli değil çünki SAKA Doğal Mineralli su eşsiz bir kaynakdan yüksek kalsiyumlu,yüksek magnezyumlu,yüksek Ph değerine sahip Doğal Mineralli Su şişeler . Dokunmadan , işlemeden .

SAKA Doğal Mineralli Su uzmanların tavsiye etmiş olduğu ve sağlığımız için cok önemli olan alkali pH seviyesini doğal olarak içeriğinde barındırır.
SAKA Doğal Mineralli Su zengin mineral içeriği ile besinlerden yeteri kadar alamadığımız mineralleri almamızda yardımcı olur.
Günümüzde düşük pH oranına sahip olan yani asidik besinler ve içeceklerin sık tüketilmesi nedeni ile SAKA  Doğal Mineralli Su gibi mineral içeriği zengin ve pH oranı yüksek yani alkali sular daha çok önem kazanıyor .  yüksek pH oranı ile SAKA Doğal Mineralli Su kullanın .

Şü"pH"eniz Olmasın

8 Ekim 2010 Cuma

HAMİLELİK DÖNEMİNDE NE KADAR VE NASIL SU İÇİLMELİ .



Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Alper Mumcu, 'Sağlıklı bir hamilelik geçirmek için günde en az 8-10 bardak su içmek gerekir' dedi.
Hamilelikte görülen kimi rahatsızlıkların su tüketimi ile ortadan kalkacağını ifade eden Operatör Dr. Alper Mumcu, 'Hamilelik dönemlerinde kadınların karşılaşacağı sorunlar arasında kabızlık, idrar yolu enfeksiyonları ve hemoroitler sayılabilir. Eğer anne adayı yeterli derecede sıvı alırsa bu dışkının yumuşamasını sağlayarak kabızlığı ve dolayısıyla hemoroit oluşumunu engeller. Öte yandan su tutulumu ve şişlikler de çoğu zaman kadına rahatsızlık verir. Bu şikayetleri en aza indirmenin en basit yöntemi yeterli miktarda su içmekten geçer. Düşünüldüğü gibi fazla su içilmesi su tutulumuna neden olmaz' şeklinde konuştu.

ANNE VE BEBEĞİN SAĞLIĞI İÇİN
Sıvı alımının hamilelik süresince önemli olduğunu vurgulayan Dr. Alper Mumcu, 'Yeterli derecede alınan sıvı anne adayının kendisini son derece enerjik hissetmesine yardımcı olacağı gibi cilt kuruluğu gibi sorunlarında görülmesini engeller. Ayrıca yeterli sıvı aldığınızda hem anne adayının hem de bebeğin kanındaki elektrolit dengeyi kolaylıkla sağlanabilir' ifadelerini kullandı.
Dr. Mumcu, hamilelikte salgılanan hormonların kişinin sıvıları kullanım şeklini değiştirdiğini belirterek, 'Hamileliğin sonlarına doğru gebelerin kan hacmi yaklaşık 1.5 katına çıkar. Hamilelik döneminde solunum yolu ile akciğerlerden kaybedilen su miktarı da hamilelik öncesine göre daha fazladır. Bebeğinizin içinde bulunduğu amniyon sıvısı her 3 saatte bir kendini yenilemektedir. Yetersiz su alımına bağlı dehidrasyon durumunda amniyon sıvısının miktarı azalabilir' dedi.

MEYVE SULARI TERCİH EDİLEBİLİR
Hamilelikte dehidrasyonun bir başka olumsuz etkisinin de erken doğum ağrıları olduğunu söyleyen Mumcu, 'Dehidrasyon durumunda salgılanan bazı hormonlar doğum kasılmalarını başlatan hormonu taklit ederek erken doğum kasılmalarına neden olabilirler. Erken doğum tehdidi tedavisinde ilk yapılan işlemin damar yolu açarak sıvı verilmesi olduğunun hatırlanması sıvı alımının önemini belirtmek açısından dikkat çekicidir. Çoğu zaman hafif kasılmalar sadece sıvı verilmesi ile kaybolur gider' şeklinde konuştu.
Operatör Dr. Alper Mumcu, suyun vücudun taşıma sistemi olduğunu hatırlatarak, 'Besin maddelerini ve oksijeni kan yolu ile bebeğe taşıyan sudan başkası değildir. Su aynı zamanda hamilelikte sık görülen ve erken doğum ile düşüklere neden olabilen idrar yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde de aktif rol alır. Yeteri kadar su içerseniz idrarınız seyrelmiş olur ve enfeksiyon şansınız azalır' dedi.
Sağlıklı bir hamilelik geçirmek için günde en az 8-10 bardak su içmek gerektiğini dile getiren Dr. Alper Mumcu, 'Aktif çalışanlar ya da egzersiz yapanların alması gereken su miktarı biraz daha fazladır. Her 1 saatlik egzersiz için 1 bardak fazla su içmek gerekir. Meyve suları günlük sıvı alımında tercih edebilecek maddelerdir, ancak bunların fazla miktarda kalori içerdiği de unutulmamalıdır' şeklinde konuştu.

SU İÇMEK İÇİN SUSAMAYI BEKLEMEYİN
Suyun hiç kalori içermeyen nadir maddelerden olduğuna dikkat çeken Dr Mumcu, 'Kahve, çay, kola gibi kafein içeren maddeler idrar söktürücü etki gösterdiklerinden günlük sıvı alımında herhangi bir değer taşımazlar. Bunlar alınan miktardan daha fazla idrar çıkartmaya ve sonuçta su kaybetmeye neden olurlar' dedi.
Mumcu, su içmek için susamayı beklememek gerektiğini söyleyerek, 'Anne adayları her öğünde mutlaka bir bardak su içmeli. Sabah kalktıktan sonra öğlen yemeğine kadar en az 2 bardak, aynı şekilde öğlen ve akşam üzeri arasında da iki bardak su içmeliler. Yatmadan önce mutlaka bir bardak su içme alışkanlığı edinin. Abur cubur yemek yerine su içmeyi deneyin. Gazete okurken ya da televizyon seyrederken su için.
EBRU ŞALLI HAMİLELİĞİ DÖNEMİNCE SAKA Doğal Mineralli Su YU TERCİH ETTİ .
Sağlıklı yaşam için yapmış olduğu çalışmalarla ve güzelliği ile tanınan eski manken EBRU ŞALLI SAKA Doğal Mineralli Su kullanarak hem güzelliğini hemde sağlığını koruyor . Hamileliği süresince SAKA Doğal Mineralli Su şişesini elinden düşürmeyen EBRU ŞALLI artık iki erkek bebek annesi .
Dengeli mineral yapısı ve ideal pH seviyesi ile SAKA Doğal Mineralli Su kalsiyum ve mineral eksikliği olan gebelik dönemlerinde doktorların tavsiye ettiği su olma özelliğini taşıyor . yüksek kalsiyum ve magnezyum oranı dengeli mineral yapısı ve 8,22 ile ideal pH oranına sahip olan SAKA Doğal Mineralli Su tüm annelerin ve anne adaylarının hizmetinde olmaya devam ediyor .

6 Ekim 2010 Çarşamba

DAMACANALAR TEMİZ ÇIKTI (DAMACANALARDAKİ BPA MADDESİ)


HACETTEPE ÜNİVERSİTESİNDE YAPILAN ARAŞTIRMAYA GÖRE DAMACANALAR TEMİZ ÇIKTI
SON GÜNLERDE DAMACANALAR İLE İLGİLİ KANSER YAPICI BPA MADDESİ İÇERDİĞİNE İLİŞKİN YAPILAN HABERLER VE ARAŞTIRMALARIN YANSITILDIĞI GİBİ OLMADIĞI HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ GIDA ARAŞTIRMA MERKEZİ NİN YAPMIŞ OLDUĞU ARAŞTIRMA SONUCUNDA ORTAYA ÇIKTI.

BU KONU BANA HULKİ CEVİZOĞLU NUN CEVİZ KABUĞU  ADLI PROGRAMINDA BERGAMADAKİ ALTIN MADENİ HAKKINDA YAPTIĞI BİR PROGRAMDA İSMİNİ HATIRLAYAMADIĞIM BİR PROFÖSORÜN TÜBİTAK RAPORU İLE BERGAMADAKİ MADENDEKİ SUYUN SİYANÜR İÇERDİĞİ İLE İLGİLİ İDDİAYA VERDİĞİ CEVABI GETİRDİ .
BERGAMADAKİ MADENİN ÇALIŞMAMASI İÇİN MÜCADELE EDEN VE TÜBİTAK IN BU RAPORUNU SUYUN SİYANÜR İÇERDİĞİNE KANIT OLARAK GÖSTEREN MADEN KARŞITI ÖRGÜTÜN LİDERİNİ  VE HULKİ CEVİZOĞLU NU TATMİN EDEN BU CEVAP ŞÖYLEYDİ .

MASADAKİ İÇİ SU DOLU BARDAĞI GÖSTEREREK İŞTE BU SUYUN İÇİNDE DE SİYANÜR VAR DEMİŞ VE SUYU İÇMİŞDİ PROFÖSÖR  FAKAT DEMİŞDİ İÇERİSİNDEKİ SİYANÜR MİKTARI DIR ÖNEMLİ OLAN SUYUN İÇERİSİNDE İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLI OLAN BİR ÇOK MADDE VARDIR FAKAT BU MADDELER BELİRLİ BİR ORANA KADAR ZARARLI DEĞİL AKSİNE FAYDALI OLAN MİNERALLERDİR . SİZ SUYUN İÇERİSİNDE SİYANÜR VARMI DİYE SORAR BU ŞEKİLDE TAHLİL YAPTIRIRSANIZ O MADDE İÇİN "İÇERMEKTEDİR" RAPORUNU ALABİLİRSİNİZ  . ÖNEMLİ OLAN İSE İÇEREN MİKTARIN İNSAN SAĞLIĞINA VE OLMASI GEREKEN MİKTARLARA UYGUN OLUP OLMADIĞIDIR .

ANLADIĞIM KADARI İLE DAMACANALARIN BPA MADDESİ İÇERMESİ DE BÖYLE BİR OLAYDIR . YAPILAN ARAŞTIRMALARDA DAMACANALARIN  BPA MADDESİ İÇERDİĞİ BELİRLENMİŞ FAKAT KİMSE NE KADAR ORANDA İÇERDİĞİNİ VE DAMACANALARIN İÇERİSİNDEKİ SUYA NE KADAR VE NE ŞARTLARDA NE ORANDA KARIŞTIĞINI SORMAK AKLINA GELMEMİŞ VEYA SU ARTIMA CİHAZI İTHAL EDEN FİRMALAR UNUTTURMUŞLAR DİYE GELİYOR AKLIMA Kİ BUNUN EN BÜYÜK NEDENİ DE SU ARTIMA CİHAZI SATIŞI YAPILIRKEN İNSANLARI KORKUTMAK İÇİN ELEKROLİZ YÖNTEMİ KULLANARAK SAFLAŞTIRILMIŞ ARITILMIŞ VE İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLI OLAN SUYU TEMİZ İÇERİSİNDE MİNERALLER BARINDIRAN VE İNSAN SAĞLIĞI İÇİN COK ÖNEMLİ OLAN SULARI İSE KİRLİ GİBİ GÖSTERMEYE CALIŞMALARIDIR Kİ BÖYLE BİR OLAYI BEN BİZZAT YAŞADIM :)   BİR BAŞKA  TARTIŞMA İÇİN DE BU LİNKTEN VE LİNKTEKİ YAZIYA YAPILMIŞ YORUMLARDAN OKUYABİLİRSİNZİ .        http://sakasu.blogcu.com/su-aritma-cihazi-saticisi-ile-bilincli-bir-tuketicinin-tartismas/7200634

MUTLU VE SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİZ .

5 Ekim 2010 Salı

SU SEKTÖRÜNDE pH KAVGASI BAŞLADI . pH VE SU PAZARI KONUSUNDA UZMAN GÖRÜŞLERİ .




SU  SEKTÖRÜNDE pH KAVGASI BAŞLADI !!



3 milyar liralık bir büyüklüğe ulaşan ambalajlı su pazarında firmalar arasında ‘pH' rekabeti kızıştı. 264 firmanın yer aldığı sektörde reklam ve pazarlama faaliyetlerinde sudaki ‘pH' değerinin öne çıkartılması sektörü ikiye böldü. Yaklaşık 3 milyar liralık bir büyüklüğe ulaşan ambalajlı su sektöründe ‘pH' savaşı çıktı.
Oyuncu sayısının toplam 264'e ulaştığı ve yılda 9 milyar litre suyun ambalajlı suyun tüketildiği pazar, suda pH değerini ön plana çıkaran pazarlama çalışmaları nedeniyle ikiye bölündü. Büyümede hız kesmeyen ve krizde döneminde bile yüzde 4 büyüyen sektörde tüketicilerin suyun lezzetiyle ilgilendiğini ifade eden Erikli Nestle Waters CEO'su Hasan Aslanoba, pH değerini öne çıkarmanın sadece rekabette yeni bir pazarlama aktivitesi olduğu görüşünde. Reklam çalışmalarında suyun içeriğine gönderme yapan Saka Su firmasının bağlı olduğu Marsan'ın Genel Müdürü Ahmet Karabulut ise, sudaki pH değerinin insan sağlığı için çok önemli olduğunu vurguluyor.

TÜKETİCİ LEZZETLE İLGİLENİYOR
Türkiye'de yıllık 9 milyar litre su tüketildiğini ve bunun 1 milyar litresinin kendi markalarına ait olduğunu kaydeden Erikli CEO'su Hasan Aslanoba, sağlıklı yaşam trendinin sektöre yansıması olduğunu söylüyor. Aslanoba, "pH veya suyun içindeki magnezyum miktarını bilmekten ziyade tüketici, suyun lezzetiyle ilgileniyor. Yaptığımız araştırmalar da bunu gösteriyor. Bu gibi çıkışlar, sağlıklı ürünlere yönelen tüketiciyi etkileme amaçlı ve pazarda böyle bir algı yaratarak rekabette yeni bir pazarlama enstrümanı oluşturma isteğinden kaynaklanıyor" diye konuşuyor. Suyun içeriğinin zenginleştirme gibi kavramların çok tutmayacağını dile getiren Hasan Aslanoba, suyun inovasyona (yenileme) çok açık bir sektör olmadığının altını çiziyor. Sektörde üretimin Sağlık Bakanlığı'ndan alınacak izine bağlı olduğunu kaydeden Aslanoba, suya ekstra değerler katmanın Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan da izin almayı gerektireceğini ifade ediyor.

LEZZET AYNI DEĞİL DİYOR MUYUZ?
Tanıtım ve pazarlama çalışmalarında insan sağlığı için pH seviyesinin çok önemli olduğunu ifade etmek istediklerini kaydeden Marsan Genel Müdürü Ahmet Karabulut, "İnsanlara yeteri kadar anlatılmamış bir konu. Suyumuzun özelliklerini ön plana çıkarmak istedik. Birçok kaynağı olan büyük markaların su lezetinin aynı olmadığını söylüyor muyuz? O nedenle onlar da bu duruma karşı çıkmamalılar. Çünkü tüketicide böyle bir bilinç yaratmak istediğimiz için sadece suyun özelliklerini anlatıyoruz" diyor. Tüketicilerin tepkilerinin çok olumlu olduğunu ve satışlarını da etkilediğini söyleyen Karabulut, ön plana çıkarılan bu özelliklerin gelecek zamanda fiyat belirleyici olabileceğine de işaret ediyor.

HAREKETİ GÖRDÜ, SEKTÖRE GİRDİ

Hicret Akarsu ise pH'ın su sektörü açısından önemini kavrayarak, yeni bir pazar oluştuğunu fark edip bu işe soyunanlardan. Suyun pH derecesini yükselten ‘Alkalife' markalı damlayla pazara giren Hicret Ateş, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan onaylı ürünlerini eczaneler aracılığıyla tüketicilere ulaştırıyor.

Gelecekte sektör için pH konusunun daha da önem kazanacağını ifade eden Akarsu, şöyle konuşuyor:
"Sudaki alkali, pH değerini ifade eder. pH değeri 7'den düşük olan sular asitli, 7'den yüksek olanlar ise alkalili sudur. Alkalili su da magnezyum, kalsiyum ve sodyum gibi zengin içeriğe sahip. Bu nedenle sağlıklı yaşam hedefleyen tüketiciler, alkalili suyun da yeni yeni farkına varıyor. Bunu gördüğümüz için biz de sektöre girdik." 
 

YILLIK AMBALAJLI SU TÜKETİMİ 126 LİTRE
Türkiye'de kişi başına düşen yıllık ambalajlı su tüketim miktarının 126 litre olduğunu kaydeden Ambalajlı Su Üreticileri Derneği Başkanı Adnan Çavuş, sektörde kapasite kullanımının yüzde 40 seviyelerinde olduğunu söylüyor. Avrupa ülkelerindeki yıllık kişi başı tüketim oranlarıyla karşılaştırıldığında Türkiye'de ambalajlı su tüketiminin artma potansiyeli olduğunu ifade eden Çavuş bu yıl beklenen tüketim oranını 9.3 milyar litre olarak açıklıyor. 

pH DEĞERİ NEDİR?
pH değeri suyun asitlik veya bazlık durumunu gösteren bir ölçüdür. pH değeri 7'dir ve bu rakamın altı suyun asidik, üstü ise alkali olduğunu gösterir. Asidik suda hidrojen daha fazla oluyor. Alkalik su ise, oksiyen açısından zengin suyu ifade ediyor.

4 Ekim 2010 Pazartesi

SAĞLIĞINIZ İÇİN MİNERALLİ SU İÇİN İÇİRİN .

444 72 52 (SAKA)


Mineralli Su İçin; İçirin!

Sudaki mineraller, serbest iyonik olduğu için daha kolay emilebiliyor!
Pek çok hastalığın tedavisini kolaylaştırırken, yaşlanmayı da geciktiriyor!
Vücudun günlük mineral ihtiyacının %10’unu karşılıyor!
Büyüme çağında ki çocukların, günlük kalsiyum ihtiyaçlarının büyük bir kısmını sulardaki kalsiyum tuzları karşılıyor!
Mineralli su tüketenlerde, kalbe bağlı ani ölümlerin görülme sıklığı azalıyor, hipertansiyon, tiroit hastalıkları ile prostat ve meme kanseri daha seyrek görülüyor!
Sudaki Mineraller

Kalsiyum: Kemikleri sağlamlaştırarak, osteoporozdan koruyor. Günlük alınması gereken kalsiyum miktarı, yaşa bağlı olarak 900-1200 mg arasında değişmektedir. Bu miktar sadece yiyeceklerden karşılanmıyor. Sütte olduğu gibi, suda da kalsiyum tüketime hazır olarak bulunur.
Magnezyum: Adale hareketleri için önemli olmasının yanı sıra stresi de azaltır. Magnezyum içeriği yüksek mineralli su tüketenlerde kalbe bağlı ani ölümlerin görülme sıklığı azalıyor. Oysa pek çoğumuz tavsiye edilen miktarın altında magnezyum alıyoruz, mineralli su içerek bu eksikliği gidermek mümkün.
Sodyum: Suyun vücuttaki hareketi ve dağılımını kontrol eder. Kalp ve tansiyon hastaları, sodyum oranı düşük mineralli su tüketmelidir.
Bikarbonat: Sindirim üzerine olumlu etkileri vardır. Mide asidini düzenler, şeker metabolizmasını destekler.
Florür: Diş sağlığını koruyan özelliği nedeniyle, suda bulunması özellikle tavsiye edilir.

SUYUN 46 FAYDASI ( SU İÇMEK İÇİN 46 NEDEN)


SUYUN 46 FAYDASI
1- Hiçbir şey susuz yaşayamaz.
2- Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.
3- Su temel enerji kaynağıdır, vücudun "nakit akımıdır."
4- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.
5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır
. 6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.
7- Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmalarının) merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.
8- Bütün besinlerin, vitmin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar.
9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.
10- Su, besinlerdeki gerekli ögelerin emilimini artırır.
11- Bütün ögelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.
12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.
13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.
14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.
15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt
ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.
16- Omurgadaki diskleri "şok emici su yastıkları" na dönüştürür.
17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.
18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.
20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.
21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.
22- Serotonin ve diğer nörotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.
23- Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.
24- Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.
25- Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür
.
26- Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.
27- Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
28- Uykuyu düzenler.
29- Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.
30- Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.
31- Gözlere canlılık ve parlaklık verir.
32- Glokomdan korunmamıza yardım eder.
33- Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
34- Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.
35- Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.
36- Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş başmasını hafifletir.
37- Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.
38- İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu
yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.
39- Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.
40- Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.
41- Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.
42- Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.
43- Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.
44- Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Kara verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.
45- Yaşılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, multipl skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.
46- Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.

MİNERALLİ SUYUN İNSAN HAYATINDAKİ ÖNEMİ

Suyun insan hayatındaki önemi
İnsan gıda almadan haftalarca yasayabilir, fakat su içmeden en fazla 3 gün yasamını sürdürebilir. Vücuttaki %20 su kaybı ise ölümle sonuçlanır. Su; hücrelere oksijen, protein, mineral ve vitaminleri tasır, böbrekleri çalıstırarak toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar, kanın akıskanlığını ve miktarını dengeler, vücudu temizler ve hastalıklara karsı direncini arttırır. Hayatın temelini olusturan suyun içerdiği mineraller ve eser miktardaki elementler, dokular ve kemikler için hayati önemi olan yapı taslarıdır.
Kanın %92’si,
Kemiklerin %22’si,
Beynin ve kasların %75’i,
Vücudun bebeklerde %80’i, yetiskinlerde %70’i sudur.
Suyun insan vücuduna sağladığı faydalar nelerdır?

Su; yasamın temel öğesi olarak insan vücudundaki fiziksel, kimyasal ve biyolojik olayların içinde yer alırken ayrıca içinde bulundurduğu elementler ile de sağlığın devamı ve korunmasında da rol oynar.
Minerallerin ve vitaminlerin vücutta çözünmesini ve iletilmesini sağlar.
Aldığımız gıdaların enerjiye çevrilmesine katkıda bulunur.
Vücut sıcaklığının ve su dengesinin düzenlenmesini sağlar.
Derinin nemlenmesindeki en önemli faktördür. Çünkü cildimizdeki su kaybı erken yaslanmaya yol açar.
Vücudumuzdaki toksin maddelerin dısarı atılmasını ve vücudun temizlenmesine yardım eder.
Organlarımızın özellikle de böbreklerin düzenli çalısmasına katkıda bulunur.
Nefes almada oksijeni nemlendirir ve kolay nefes almamıza yardımcı olur.
Eklemlerde yastık görevini yerine getirerek, eklemlerin hareketlerini düzenler.
Neden ve ne kadar su içmeliyiz?

Ortalama bir yetiskinin günlük su ihtiyacı 2,5 litredir. Bunun en az 2 litresini (8 bardak) direkt su olarak almalıyız. Spor yapanlarda ve 70 kg.’ın üzerinde kilosu olanlarda ise günlük su ihtiyacı 3-3,5 litredir. Su ihtiyacımızı karsılayacağı düsüncesiyle içilen kahve, çay, kola gibi içecekler; idrar söktürücü maddeler içerdiklerinden, bunlar içildiğinde vücuttan atılan idrar miktarının artmasına ve vücutta su kaybına neden olurlar. Yeterli su alımının sağlığa faydalarını söyle:
Su içmek, tüm vücut fonksiyonlarının doğru ve verimi bir sekilde çalısmasını sağlayacağından hastalıklara karsı direnci arttırır.
Vücudumuzdan zararlı toksinlerin atılmasını sağlar.
Kabızlığı önler.
Kasların %75’i su olduğu için, yeterli su içmek fiziksel performansı arttırır.>
Beynimizin %75’i suda olustuğu için, daha hızlı ve iyi düsünebilmeyi sağlar.
Solunum yollarımızın nemlendirdiği için daha rahat nefes almaya yardımcı olur.
Cildi nemlendirerek kurumasına ve erken kırısmasına engel olur.
Az su içildiğinde vücut su eksikliğini yiyeceklerden almaya çalısır ve bu da asırı yemeye neden olur. Su içmek hem asırı yemeyi önler hem de yağların yakımına yardımcı olur.
(Kaynak: Dr. Yasemin Bradley)
Hangi su daha kaliteli?

En az su içmek kadar önemli olan bir diğer konu da içilen suyun kalitesi ve özellikleridir. İçme suyunun uluslar arası standartlara uygun özelliklerde olması, mineral ve vücuda faydalı elementleri uygun miktarlarda bulundurması insan sağılığı açısından son derece önemlidir. Zira Dünya Sağlık Örgütünün yaptığı arastırmalar, su ve hijyene bağlı sorunların her yıl dünyada kaydedilen hastalıkların % 9,1'inin nedeni olduğunu ortaya koyuyor. Sağlıksız içme suyuna bağlı hastalık ve ölümlerin oranı ülkenin gelismislik düzeyi azaldıkça artıyor.
Suyun mikrobiyolojik olarak temiz olması kadar mineral bakımından zenginliği de önemli! Suyun, mineral taşıyıp taşımadığı ise sertliğinden anlaşılıyor. Uzmanlar, sert suyun toplumdaki genel kanının aksine daha kaliteli olduğunu belirtiyor.
Yumuşak içimli sular ise, sert sulara göre daha az mineral içeriyor. Araştırmalar, yumuşak su bulunan bölgelerde yaşayanlarda kalp, damar, tiroit hastalıkları ile hipertansiyon ve kardiyo-vasküler ani ölümlerin daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor!
(Kaynak: GATA Askeri Hijyen BD. Raporu)

3 Ekim 2010 Pazar

SAKA Doğal Mineralli SU yu Yöneticiler Servis Etti



Saka, her hafta perşembe günü, genel müdürlük personelini sahaya çıkarıyor. Avrupa`nın en çok tercih ettiği su markası olduğu belirtilen Türk su markası Saka`nın Genel Müdürü Suat Atalay ve Genel Müdürlük çalışanları, 24 Haziran Perşembe günü İstanbul Avrupa ve Anadolu yakasında bulunan bayilerin servis elemanlarıyla birlikte damacana servis etti.

Saka, her hafta perşembe günü, genel müdürlük personelini sahaya çıkarıyor. Avrupa`nın en çok tercih ettiği su markası olduğu belirtilen Türk su markası Saka`nın Genel Müdürü Suat Atalay ve Genel Müdürlük çalışanları, 24 Haziran Perşembe günü İstanbul Avrupa ve Anadolu yakasında bulunan bayilerin servis elemanlarıyla birlikte damacana servis etti. Her Perşembe İstanbul`un farklı bölgelerinde gerçekleştirilecek saha çalışmasıyla, bayi ve servis elemanlarının motivasyonlarının artırılması amaçlanıyor. Bayi araçlarıyla damacana servisine çıkan Saka yöneticileri, hem servis elemanlarının motivasyonlarını artırma hem de Saka kullanıcılarına ulaşma imkânı buldu.

2 Ekim 2010 Cumartesi

DAMACANA SU KULLANIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER ...



·        Damacana içerisinde satılan her  su doğal kaynak suyu ve sağlıklı su değildir ..
·        Bunun nedeni bazı firmaların farklı nedenlerle doğal kaynaklar yerine kuyulardan çekmiş oldukları suları ozonlama ters ozmos vs. gibi yöntemler ile ve içerisine bazı maddeler ekleyerek yada çıkartarak yönetmeliklere uygun hale getirmeleridir …
Önlem olarak aldığınız damacanın etiketine dikkat etmelisiniz  etiketin alt ve üst kısmında kahverengi bir şerit var ise .. sofra içeceği , doğal içme suyu , işlenmiş içme suyu , gibi ibareler yer alıyorsa aldığınız su işlemden gecirilmiş bir su dur . aldığınız suyun etiketinde sadece DOĞAL KAYNAK SUYU  yazmalıdır ..  içeriği ve mineral değerleri etiketin üzerinde eksiksiz olarak döküm halinde bulunmalıdır  . mineraller  ve   işlevleri  için bilgi : www.sakasu.blogcu.com/2146314/  adresinden alınabilir …


·        Damacana suların kullanımını pratik hale getirmek amacı ile kullanılan pompa ve benzeri araçların temizliği   (nasılsa temiz su ile kullanılıyor  düşüncesi ile)  çok fazla önemsenmez …
Oysa pompaların çalışma sistemi itibari ile ortamdaki havayı damacananın içine basarak suyun dışarı  çıkmasının sağlandığını ve pompanın devamlı olarak su ile temas halinde olduğunu düşündüğümüzde havadaki toz ve gözle göremediğimiz bakterilerde suyumuzun içine girer ve pompamıza yapışarak zaman içerisinde tortulaşmaya yosun tutmaya neden olur …
Bunu engellemek ve suyumuzun evimize geldiği tadı ve sağlıklı içeriğini muhafaza edebilmek için sürahilerimizi ,  ve 2-3 ay da bir defa da pompamızı özelliklede devamlı suya temas eden boru kısımlarını dezenfekte etmeliyiz ..

·        Damacana damacadır ne fark eder …
Doğru damacanaların hepsi 19 lt dir . fakat her damacananın üretim ve hammaddesi farklılık gösterebildiği gibi  hangi firmanın olduğunu belirten kabartma logoları o damacananın güvenliği açısından önemlidir …
Bu yüzden piyasada bidon bidondur diyerek eski  ve kalitesiz bidonlarını verip kaliteli damacanaları toplayan korsanlara karşı dikkat etmeli sonrasında sorun yaşamamak için bidonlarımızı güvendiğimiz markanın temsilcisinden başkasına teslim etmemeliyiz …

*Damacanaların  nefes aldığını unutmayarak kullanmakta olduğumuz damacanayı koku verebilecek her türlü ortamdan gıda maddesinden tüplerden uzak tutmalıyız …

Belki kolaylık olması acısından tek telefonla hem başka siparişlerinizi hem de suyunuzu sipariş edebiliyorsunuz    fakat  su başka işlerin yanında ek olarak yapılamayacak kadar ciddi ve sorumluluk isteyen bir iştir …
Çünkü lpg tüpü gibi koku yapan ürünler ve koku yapıcı gıda maddeleri suyunuzun tadını etkilediği gibi sağlığınızı da doğrudan etkilemektedir ..

·        damacana sularda bilinen bir yanlış ta yumuşak suların iyi su olduğuna dair bilinçtir ..
esasında içimi kolay olan yumuşak diye tabir edilen sular mineral değeri düşük sulardır ..  bilinen doğru olması durumunda en iyi suyun akü suyu olması gerekir ( 0 sertliğinde )  oysaki suyun özellikleri ve kalitesi içerisindeki mineral değerleri ile doğru orantılıdır  su  daki minerallerin ve kalsiyum un vücüt tarafından tam olarak emildiği  bilinmektedir  .. minerallerin sağlığımıza etkileri için : www.sakasu.blogcu.com/2146314/

SU ARITMA CİHAZLARI İLE İLGİLİ GATA RAPORU (gülhane askeri tıp akademisi)

TAF Preventive Medicine Bulletin, 2009: 8(2)
www.korhek.org i
Editörden / Editorial TAF Prev Med Bull 2009; 8(2):i-ii
Evsel Su Arıtma Cihazlarına Dikkat
Doç.Dr. Ö. Faruk Tekbaş
Doç.Dr. Recai Oğur
Şebeke sularının kalitesinde oluşan koku, renk ve tat
gibi değişiklikleri bireylerin fark etmeleri sonucunda
toplumda değişik çözüm arayışları başlamıştır. Bazen de
suların kalitesinde bozulma olmasa bile basın- yayın
organlarında yapılan değerlendirmeler ve yayınlar
sonucunda; bireyler, şişe sularına, damacana sularına
veya artım cihazı alarak musluk suyunu arıtma yoluna
gidebilmektedirler.
Suların kalitesinde oluşan bozulmaları veya yayın
organlarındaki yayınları fırsat bilen ticari kuruluşlar
evsel su arıtım sistemlerini pazarlamaya
çalışmaktadırlar.
Evsel su arıtım cihazları değişik yöntemler kullanarak
arıtım yapan cihazların genel adıdır. Mekanik filtreli
sistemler, kimyasal sistemler, yumuşatıcı cihazlar,
anyon değiştiriciler, ultraviyole ışın kullanarak
dezenfekte ediciler, ters ozmoz sistemiyle arıtım
sağlayanlar, ozonlayıcılar, klorlayanlar vb. birçok
yöntem kullanılabilmektedir. Bütün bu yöntemlerin
hepsi aynı isimle (evsel su arıtım cihazları) ifade edilse
de farklı etkileri, avantaj ve dezavantajları yanında,
farklı düzeyde zararları ve faydaları olduğu açıkça
bilinmektedir. Dolayısıyla bütün arıtım cihazlarının
hepsi için geçerli olan bir yargıda bulunmak mümkün
değildir. Ancak, hangi arıtım sistemi kullanılırsa
kullanılsın;
a. Tek bir arıtım sisteminin suyla ilgili sorunların
tamamını çözemeyeceği bilinmelidir,
b. Her bir sistemin diğerlerine göre olumlu yönleri
olduğu gibi olumsuz yönleri vardır,
c. Bu sistemlerin hepsi mutlaka bakım, izleme ve
temizleme gerektirmektedir,
d. Arıtılacak suyun özelliğini bilmeden arıtım cihazı
seçilmemedir.
Yukarıda da söz edildiği gibi hangi sistem olursa
olsun bakım ve temizliğe gereksinim vardır. Eğer uygun
temizlik yapılmazsa arıtımı sağlayan cihazın filtre,
süzgeç, arıtım haznesi, pompa vb. yerlerinde hastalık
yapıcı mikroorganizmalar çoğalıp koloni
oluşturabilmektedir. Bakım, temizlik, filtre değiştirme
vb. işlemler bireyler tarafından en çok unutulan
konulardandır. Bu nedenle arıtım işi bireylere ve ailelere
bırakılamaz.
Suyun musluktan temiz, sağlıklı ve güvenilir olarak
akması yerel yönetimlerin en önemli vazifesidir.
Yaşamın ve sağlığın kaynağı olan suyu topluma
ulaştırmak bir kamu hizmeti olup, bireylere bırakılamaz.
Gerek küçük yerleşim birimleri, köy ve beldeler için,
gerek büro, okul hastane ve kamu binaları gibi toplu
yaşanılan yerler, gerekse de evlerde arıtım cihazı
kullanmak birçok sağlık riskini beraberinde
getirmektedir.
1. Sayılan nedenlerden dolayı yapılacak öncelikli iş
yerel yönetimlerin topluma şebeke yoluyla sağlıklı ve
temiz suyu ulaştırmasıdır. Bu görev hiçbir şekilde
aksatılamaz ya da devredilemez.
2. Ancak bu görevin yerine getirilmediği zorunlu
hallerde yapılması gereken; şişe ve damacana sularını
içme suyu olarak kullanmak, klorlu şebeke suyunu
temizlik amacıyla kullanmaktır. Bu arada bir an önce
şebeke suyunun içme suyu standartlarına getirilmesini
sağlamak asıl hedef olmalıdır. Damacana suları
kullanılacaksa, damacana pompası kullanılmamalı veya
pompalar sık sık çamaşır suyu ile dezenfekte etmelidir.
3. Arıtım cihazlarının, çok özellikli su gerektiren
laboratuar vb. yerler için uygun olabileceği bilinmeli bu
tür yerlerde de arıtım cihazından çıkan suyun kalitesi
aylık olarak kontrol edilmelidir. Arıtım cihazı seçerken
de suyun hangi parametresinin arıtılmak istendiği
bilinerek buna yönelik uygun cihaz seçilmelidir.
Unutulmamalıdır ki, su sadece H2O değildir, H2O’ya
ilaveten organik ve inorganik maddeler içeren bir yaşam
kaynağıdır.
Pazarlama ve Tanıtımlarda Yapılan Yanlış
Bilgilendirme
Ticari kuruluşların evsel su arıtım cihazlarını
pazarlarken yaygın olarka kullandığı yöntemlerden
birisi; elektrotların normal çeşme veya damacana suyuna
sokularak çalıştırıldığında (elektroliz işlemi
yapıldığında) suyun sarımsı kahverengi bir renk
almasıdır. Yüzme havuzu dezenfeksiyonunda da sık
olarak karşılaşılan bu durum demir elementi ile klorun
reaksiyonu sonucu meydana gelmektedir. Klorür
iyonları suda normalde bulunması gereken
iyonlardandır. Eğer normal miktarlarda klor veya klorür
içeren suyun içine anot ucunda yüksek miktarda demir
içeren elektroliz çubukları koyarak elektroliz işlemi
yaparsanız, anot ucunda bulunan demir çözünerek suya
geçecek ve su sarımsı kahverengi bir renk alarak suda
çökeltiler oluşacaktır. Ters ozmoz sistemi ile çalışan
artıma cihazları sudaki iyonları ve özellikle de klorürü
daha çok tuttuklarından bu sularda renk değişimi ve
çökelti olmayacaktır, ancak bu suya az miktarda sofra
tuzu kattığınızda arıtılmış suyun da renginin değiştiğini,
çökelti oluştuğunu ve sudaki bu değişikliklerin sudaki
kirlilikten değil klorür miktarından ve elektroliz
çubuğunun anot ucundaki yüksek miktardaki demirden
kaynaklandığını görebilirsiniz. Sodyum ve klorür
dışında elektroliz çubukları arasındaki iletkenliği
sağlayacak ve anottaki demirin elektrolizini
gerçekleştirecek farklı bir bileşik varlığında da anot
ucunda bulunan demirden dolayı -daha az olmakla
birlikte- suda renk değişimi ve çökelti meydana
gelecektir.
Yapılan laboratuar çalışmalarında evsel arıtım

cihazlarının tamamının ilk birkaç ay kaliteli arıtım
sağladığı, daha sonra mikrobiyolojik kirlenmenin
başladığı, altıncı aydan sonra bütün cihazlarda üreme
olduğu tespit edilmektedir.
Sonuç olarak hangi yöntemle arıtırsa arıtsın, su arıtma
cihazlarının kullanımı halk sağlığı açısından önemli
tehditler oluşturabilmektedir. Suların kalitesinde oluşan
bozulmaları veya yayın organlarındaki yayınları fırsat
bilen ticari kuruluşların evsel su arıtım sistemlerini
pazarlamalarına fırsat verilmemelidir.
TAF Preventive Medicine Bulletin, 2009: 8(2)
www.korhek.org ii

KAYNAKLAR

1. Oğur R, ÖF Tekbaş, Hadse M. Klorlama Rehberi:
İçme ve Kullanma Sularının Klorlanması. GATA
Ayın Kitabı. Ankara. 2005.
2. Tekbaş ÖF, Oğur R. İçme ve Kullanma Sularının
Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlar. TAF Prev
Med Bull. 2008: 7 (3). Editörden.
3. Güler Ç. İstenmeyen bir seçenek: Evsel Su Arıtım
Aygıtları. Özgür Doruk Güler Çevre Dizisi: 25. Yazıt
Yayıncılık. Ankara. 2008.